Müteselsil sorumluluğun kapsamı nedir ve hangi durumlarda uygulanır? gibi sorularınızın cevabını gelin, birlikte inceleyelim.
Müteselsil Sorumluluk Nedir?
Birden fazla kişinin aynı borcun tamamından alacaklıya karşı ayrı ayrı sorumlu olması durumuna müteselsil sorumluluk adı verilir. İlgili sorumluluk türünde alacaklı, borcun tamamını borçlulardan yalnızca birinden talep edebilir. Borcun diğer borçlular tarafından ödenmemiş olması, alacaklının talep hakkını sınırlamaz. Söz konusu yapı, alacaklının korunmasını amaçlar. Alacaklı açısından borcun kim tarafından ödeneceği önemli değildir. Ödeme yapan borçlu ise daha sonra diğer borçlulara rücu edebilir. Bu yönüyle müteselsil sorumluluk, borcun ifasını güvence altına alan güçlü bir sorumluluk türüdür.
Müşterek Sorumluluk Nedir?
Birden fazla kişinin, bir borç veya zararın tümünün ödenmesi sorumluluğundan, kendi payları oranında sorumlu olmasına müştereken sorumluluk deniyor. Birden fazla kişi için sadece müştereken sorumluluk kararı verildiyse bu durumda alacaklı kişinin, o borçluların her birinden sadece borçlunun kendi payına düşen bölümü tahsil etme hakkı bulunuyor. Eğer ki dört borçlu varsa ve toplam borç 4 TL ise alacaklı kişi, her borçlu kişiden 1 TL tahsil edebiliyor.
Müşterek sorumlulukta birden fazla kişi aynı borçtan sorumludur. Ancak her borçlu yalnızca kendi payı oranında yükümlülük altındadır. Alacaklı, borcun tamamını tek bir kişiden talep edemez. Her borçlu, borcun sadece kendisine düşen kısmını ödemekle yükümlüdür. Bu sorumluluk türünde borçlular arasında bir dayanışma söz konusu değildir. Borcun ifası, paylara bölünmüş şekilde gerçekleşir. Bu nedenle müşterek sorumluluk, müteselsil sorumluluğa kıyasla alacaklı açısından daha sınırlı güvence sağlar.
14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın
Müteselsilen ve Müştereken Ne Demek?
“Müteselsilen” ifadesi birden fazla borçlunun aynı borcun tamamından alacaklıya karşı ayrı ayrı sorumlu olduğunu ifade eder. Bu sorumluluk türünde alacaklı, borcun tamamını borçlulardan herhangi birinden talep etme hakkına sahiptir. Alacaklının kime başvuracağı tamamen kendi tercihine bağlı olduğundan diğer borçluların ödeme yapıp yapmaması bu talep hakkını sınırlandırmaz. Borcun tamamını ödeyen borçlu, alacaklıya karşı borcu sona erdirir. Ancak bu durum borçlular arasındaki iç ilişkiyi ortadan kaldırmaz. Ödeme yapan borçlu, daha sonra diğer borçlulara kendi payları oranında rücu edebilir.
“Müştereken” ifadesi ise borcun baştan itibaren paylara bölünerek üstlenildiğini gösterir. Bu durumda her borçlu yalnızca kendi payı kadar sorumluluk altındadır. Alacaklı ise borcun tamamı için tek bir borçluya başvuramaz. Alacaklı, her bir borçludan sadece o borçluya düşen payı talep edebilir. Diğer borçluların ödeme yapmaması, kalan borç miktarının tek borçluya yüklenmesine yol açmaz. Bu yönüyle müşterek sorumluluk, borçlular arasında dayanışma içermeyen yapıya sahiptir. Uygulamada müşterek ve müteselsil sorumluluk farkı, alacaklının talep yetkisinin kapsamı ve borçluların sorumluluk sınırları açısından belirleyici nitelik taşır.
Müteselsil Sorumluluk ile Müşterek Sorumluluk Arasındaki Fark Nedir?
Müteselsil sorumlulukta alacaklı borcun tamamını dilediği borçludan talep edebilirken, müşterek sorumlulukta bu mümkün değildir. Müşterek sorumlulukta her borçlu yalnızca kendi payı oranında sorumludur ve alacaklı bu sınırı aşamaz. Bu nedenle müteselsil sorumluluk, alacaklı lehine daha güçlü hukuki koruma sağlar. Uygulamada taraflar arasındaki sözleşmelerde bu ayrım açıkça belirtilmediğinde ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Müteselsil Sorumluluk Şartları Nelerdir?
Müteselsil sorumluluğun doğabilmesi için öncelikle birden fazla borçlunun aynı borçtan sorumlu olması gerekir. Ayrıca borcun bölünebilir nitelikte olmaması veya kanun ya da sözleşme ile açıkça müteselsil sorumluluk öngörülmüş olması şarttır. Bu kapsamda müteselsil sorumluluk şartları, taraf iradesi veya kanuni düzenleme ile açıkça ortaya konulmalıdır. Aksi halde borçluluk ilişkisi kural olarak müşterek kabul edilir.
Rücu İstemi Zaman Aşımına Uğrar mı?
Bir kişinin veya kurumun, başka bir kişi veya kuruma yaptığı ödeme sonrası bu ödemeyi asıl sorumlu olan kişiden talep etmesi Rücu istemi anlamına gelir. Hukuk sistemlerinde rücu istemleri genellikle belirli bir süre zarfında yapılmalıdır. Aksi takdirde zaman aşımına uğrar. Bu süre ilgili mevzuat ve hukuki düzenlemelere göre değişiklik gösterebilir. Genellikle rücu istemi için zaman aşımı süresi ödeme yapıldığı tarihten itibaren başlar.
Zaman aşımı süresinin dolması, rücu isteminde bulunan tarafın hakkını kaybetmesine yol açar. Bu nedenle rücu isteminde bulunacak kişilerin veya kurumların, ödemelerini yaptıktan sonra hızla harekete geçmeleri önemlidir. Zaman aşımı süresi dolmadan önce yasal prosedürlerin başlatılması gerekir. Rücu isteminin zaman aşımına uğramaması için dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise ilgili belgelerin ve kanıtların düzgün bir şekilde saklanması ve yasal işlemlerin doğru şekilde takip edilmesidir.
Müteselsil Sorumluluk Doğuran Sebepler Nelerdir?
Müteselsil sorumluluk, birden fazla kişinin bir borcun tamamından sorumlu olduğu durumu ifade eder. Bu sorumluluk türü, genellikle borçluların bir araya gelerek bir borcu ödemeyi taahhüt ettiği veya hukuken böyle bir zorunluluğun doğduğu durumlarda ortaya çıkar. Müteselsil sorumluluk doğuran sebepler arasında sözleşmelerde açıkça belirtilmiş olan taahhütler önemli bir yer tutar. Örneğin, bir kredi sözleşmesinde eşler veya iş ortakları, borcun tamamından sorumlu tutulabilir. Bu durumda alacaklı borcun tamamını herhangi bir borçludan talep edebilir.
Bunun yanı sıra kanunlar da müteselsil sorumluluk doğurabilecek durumları belirleyebilir. Örneğin, iş kazalarında işveren ve iş güvenliği sorumluları müteselsil olarak sorumlu tutulabilirler. Aynı şekilde çevre kirliliğine neden olan bir olayda, birden fazla şirket veya kişi müteselsil sorumluluk altında olabilir. Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcunu tahsil edebilmesi için çeşitli seçenekler sunar ve borcun ödenmesini güvence altına alır. Bu tür sorumluluğun doğabilmesi için, ilgili kişilerin veya kurumların durumlarını ve yükümlülüklerini iyi şekilde bilmeleri ve buna göre hareket etmeleri gerekir.
Müteselsil Sorumluluk Nasıl Doğar?
Müteselsil sorumluluk sözleşmesel ve kanuni olmak üzere iki şekilde doğar. Sözleşmesel müteselsil sorumluluk, tarafların kendi aralarında yaptıkları anlaşmalarla belirlenir. Örneğin, bir kredi sözleşmesinde borçluların müteselsil sorumlu olacakları açıkça belirtilmişse, bu durumda her bir borçlu borcun tamamından sorumlu olur. Sözleşme yapılırken tarafların bu tür sorumluluğu kabul etmiş olmaları müteselsil sorumluluğun doğması için yeterlidir.
Kanuni müteselsil sorumluluk ise yasalar tarafından belirlenen durumlarda ortaya çıkar. Örneğin, Türk Borçlar Kanunu’na göre iş kazalarında işveren ve iş güvenliği sorumluları müteselsil olarak sorumlu tutulabilir. Aynı şekilde,çevre kirliliğine neden olan bir olayda, ilgili kanunlar uyarınca birden fazla kişi veya kurum müteselsil sorumluluk altında olabilir. Kanuni müteselsil sorumluluk, yasaların belirlediği çerçevede otomatik olarak oluşur ve tarafların bu sorumluluğu kabul etmeleri gerekmeksizin uygulanır.
Müteselsil Sorumluluk Şartları Nelerdir?
Müteselsil sorumluluğun doğabilmesi için öncelikle birden fazla borçlunun aynı borçtan sorumlu olması gerekir. Ayrıca borcun bölünebilir nitelikte olmaması veya kanun ya da sözleşme ile açıkça müteselsil sorumluluk öngörülmüş olması şarttır. Bu kapsamda müteselsil sorumluluk şartları, taraf iradesi veya kanuni düzenleme ile açıkça ortaya konulmalıdır. Aksi halde borçluluk ilişkisi kural olarak müşterek kabul edilir.
Müteselsil Sorumluluk Kanundan mı Yoksa Sözleşmeden mi Doğar?
Müteselsil sorumluluk hem kanundan hem de sözleşmeden doğabilir. Bazı durumlarda kanun, taraf iradesine bakılmaksızın müteselsil sorumluluk öngörür. Özellikle haksız fiil veya işveren sorumluluğu gibi alanlarda bu durum sıkça görülür. Bunun dışında taraflar, sözleşme ile de açıkça müteselsil sorumluluk kararlaştırabilir. Sözleşmede “Müteselsilen sorumludur” ibaresinin yer alması, borçluların borcun tamamından sorumlu olacağı anlamına gelir.
Müteselsil Sorumluluk Hangi Kanunlarda Düzenlenmiştir?
Müteselsil sorumluluk başta Türk Borçlar Kanunu olmak üzere birçok özel kanunda düzenlenmiştir. Borç ilişkileri, haksız fiiller ve ticari ilişkiler bu düzenlemelerin en yoğun olduğu alanlardır. Ayrıca vergi ve iş hukuku mevzuatında da müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler bulunur. İlgili düzenlemeler kapsamında müteselsil sorumluluk zamanaşımı da ayrı kurallara tabi olabilir. Zamanaşımı süresi, borcun kaynağına ve ilgili kanun hükmüne göre değişiklik gösterebilir.
Müteselsil Borçlulukta Rücu Hakkı Nasıl İşler?
Müteselsil borçlulardan birinin borcun tamamını ödemesi hâlinde bu borçlu diğer borçlulara karşı rücu hakkı kazanır. İlgili hak alacaklı ile olan dış borç ilişkisinden değil, borçluların kendi aralarındaki iç ilişkiden kaynaklanır. Alacaklı açısından borç, ödeme ile tamamen sona erer. Ancak borçlular arasındaki hesaplaşma henüz tamamlanmamıştır. Ödeme yapan borçlu, diğer borçluların sorumluluk payları oranında kendisine ödeme yapılmasını talep edebilir.
Rücu talebinin kapsamı ve oranı çoğu durumda borçluların kusur oranlarına göre belirlenir. Eğer borçlular arasında geçerli bir sözleşme varsa, sözleşmede belirlenen paylar esas alınır. Sözleşme bulunmayan hâllerde ise kanun gereği eşit paylaşım veya kusura dayalı dağılım söz konusu olabilir. Bu mekanizma sayesinde müteselsil borçlulardan biri borcun tamamını ödemiş olsa bile nihai olarak tek başına yük altına girmez. Rücu hakkı, müteselsil sorumluluğun borçlular arasında adil dengeyi sağlayan en önemli tamamlayıcı unsurudur.
Müteselsil Sorumluluk Örnekleri
Müteselsil sorumluluğa dair en yaygın örneklerden biri ortaklar arasındaki borç ilişkilerinde görülür. Örneğin, bir ticaret ortaklığı kuran kişiler ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumlu olabilirler. Bu durumda alacaklılar borcun tamamını herhangi bir ortaktan talep edebilir. Türkiye’deki mevcut Ticaret Kanunu’na göre adi ortaklıklarda ortaklar, ortaklığın borçlarından şahsi mal varlıkları ile de sorumlu tutulabilir. Bu durum ortakların borcun ödenmesi hususunda ciddi yükümlülük altına girdiklerini gösterir.
Bir diğer örnek ise iş kazaları ve işçi hakları ile ilgilidir. Türk Borçlar Kanunu’na göre, iş kazalarında işveren ve iş güvenliği sorumluları, meydana gelen zarardan müteselsil olarak sorumlu tutulabilir. Bu da iş kazası sonucunda zarar gören işçinin, zararının tazmini için hem işverene hem de iş güvenliği sorumlusuna başvurabileceği anlamına gelir. Müteselsil sorumluluk, iş kazaları gibi durumlarda zarar gören tarafın haklarını korumak ve zararının tazminini sağlamak amacıyla önemli bir hukuki mekanizma olarak işlev görür.
Müteselsil Borçluluk Nedir?
Müteselsil borçluluk, bir borcun birden fazla borçlu tarafından üstlenildiği ve her borçlunun borcun tamamından sorumlu olduğu durumları ifade eder. Bu borçluluk türünde alacaklı, borcun tamamını herhangi bir borçludan talep etme hakkına sahiptir. Müteselsil borçluluk, borcun ödenmesi sürecinde alacaklıya önemli avantajlar sağlar. Çünkü alacaklı, borçlulardan herhangi birine başvurarak borcun tamamını tahsil edebilir.
Müteselsil borçluluk hem sözleşme hem de kanun yoluyla ortaya çıkabilir. Sözleşmesel müteselsil borçluluk tarafların aralarında yaptıkları anlaşmalarla belirlenirken, kanuni müteselsil borçluluk ise yasalar tarafından belirlenir. Örneğin, Türk Borçlar Kanunu’nda belirli durumlar için müteselsil borçluluk hükümleri bulunur. Bu tür borçluluk, borcun ödenmemesi durumunda alacaklının korunmasını ve borcun tahsil edilmesini güvence altına alır. Borçlular arasında borcun ödenmesi konusunda iç ilişkilerde farklı düzenlemeler yapılabilir. Ancak alacaklı, her zaman borcun tamamını herhangi bir borçludan talep edebilir.
Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil Nedir?
Herhangi bir sözleşmenin ardından bir kişinin alacaklıya borcu bulunuyorsa, o kişiden borçların tahsili için kanuni takip işlemi uygulanıyor. Bu takip işleminin sonrasında da alacaklı kişinin tüm borçları ödenmediyse, sözleşmede kefil olarak gösterilen kişi üzerine gidiliyor.
Bu aşamada sözleşme gereğince kefalet vererek kefil olan kişi, asıl borçlu kişinin borçlarını ödemek zorunluluğunu da kabul etmiş oluyor. Borcu ödemediğinde ise asıl kişiye uygulanan her türlü yasal işlem kefile de uygulanıyor. Ancak, tahsil yasaları gereğince uygulanabilecek tüm kanuni işlemlerin öncelikle sözleşmeyi imzalayan asıl kişi için uygulandığını da belirtelim.
Eğer alacaklı ve müşteri arasındaki kefili sözleşmesinde “müşterek borçlu müteselsil kefil” ibaresi yer alıyorsa, o halde kefil gösterilen kişi ile asıl borçlu kişi alacaklı önünde eşit sayılıyor. Yani kefalet veren kişi, alacaklı karşısında asıl kişi kadar borçlu konumunda bulunuyor. Bu maddenin sözleşmede bulunması halinde alacaklı kişi, borcunu tahsil etmek için asıl kişiye gidebildiği gibi aynı zamanda direkt olarak kefile de gidebiliyor.
Alacaklı taraf, borcunu tahsil edebilmek için kefil olan kişi üzerinde her türlü yasal işlem yapma hakkına sahip bulunuyor. Genel olarak alacaklılar, herhangi büyük bir malın satışındaki borcu alabilmek için asıl kişi ya da kefil olan kişi ayrımı yapmadan mal varlığı fazla olan tarafı seçebiliyor. Böylelikle de borçlarını daha hızlı bir şekilde tahsil edebiliyor.
Kefil ile Müteselsil Kefil Arasındaki Fark?
Kefil ikinci borçlu olarak geçiyor. Borç, ödenmediği zaman ilk önce asıl borçludan tahsil edilmeye çalışılıyor. Fakat borç asıl borçludan tahsil edilemezse o zaman kefilden tahsil edilmeye çalışılıyor.
Müşterek borçlu müteselsil kefil ise asıl borçlu ile aynı konumda oluyor. Yani borç ödenmediğinde banka ya da alacaklı, borcun tahsili için her iki tarafı da birinci mesul olarak görüyor. Müşterek borçlu müteselsil kefil bir bakıma borca ortak anlamına da geliyor.
Kullanan 10 kişiden 9’unun önerdiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı ile siz de e fatura ve e arşiv faturalarınızı dilediğiniz yerden kolaylıkla kesebilir ve saniyeler içinde gönderebilirsiniz. Oturduğunuz yerden 15 dakika gibi çok kısa bir sürede ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçebilir Yıllık 1000 e fatura kontör hediyesinden yararlanabilirsiniz.
Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.
14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın
Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;
Cari Hesap Nedir? Cari Hesap Takibi Nasıl Yapılır?Geçici Vergi Nedir? Nasıl Hesaplanır?
Vergi Matrahı nedir?
