Taşeron olarak da bilinen alt işveren, asıl işin belirli bir bölümünü yapmakla sorumlu olan ikinci bir işverendir. Asıl işveren, geniş çaplı bir işin belirli bir bölümünü uzmanlık, teknoloji, kapasite veya zaman gibi çeşitli sebeplerle başka bir işverene yaptırabilir. Bu durumda söz konusu işin verildiği diğer işveren, taşeron veya alt işveren olarak adlandırılır.
Alt işveren, asıl işverene karşı sorumludur. Örneğin, bir inşaat firması, inşaatın tüm elektrik tesisatının döşenmesi işinin gerçekleştirilmesi için bir alt işveren görevlendirebilir. Bu durumda, elektrik tesisatının döşenmesi işini yürüten işveren, alt işveren olarak nitelendirilir. Söz konusu işin yapılması sırasında ortaya çıkacak tüm masraflar, personel giderleri ve personel yönetimi tamamen alt işverene aittir. Ancak ortaya çıkabilecek çeşitli yasal durumlar kapsamında alt işveren ile asıl işveren müşterek sorumluluk altına girebilir.
İş dünyasında üretim çeşitlendikçe, firmaların iş gücünü yönetme modelleri de farklılaşmıştır. Bu kapsamda sıkça gündeme gelen kavramlardan biri “alt işverenlik”tir. Siz de alt işveren nedir, hangi durumlarda devreye girer, riskleri ve yasal yükümlülükleri konusunda pek çok şeyi merak ediyorsanız, gelin detaylara birllikte göz atalım.
Alt İşveren Nedir?
Bir başka işverenin (asıl işverenin) işyerinde veya işletmesinde kendi işçilerini belirli süreyle çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye alt işveren adı verilir. Bu yapı belirli uzmanlık gerektiren veya geçici işlerde işletmelerin kendi personelini doğrudan istihdam etmek yerine çözüm ortaklarıyla çalışmasını sağlar. İş hukukunda alt işverenlik kavramı, işin niteliğine göre ortaya çıkan bir istihdam modelidir.
Alt işverenlikte dikkat edilmesi gereken temel nokta, işin tamamen devredilmiş olmamasıdır. Asıl işveren, ücreti, çalışma koşulları ve diğer işçi hakları açısından nihai sorumluluğu taşırken, alt işveren kendi çalışanlarının günlük çalışma düzenini sağlar. Bu nedenle alt işverenlik modelinde tarafların yükümlülükleri ve sorumlulukları kanunla net şekilde belirlenmiştir. Alt işveren uygulaması özellikle inşaat, temizlik, güvenlik gibi sektörlerde sık kullanılır. İşverenler, uzmanlık veya geçici iş yükünü karşılamak amacıyla alt işverenlerden hizmet alır.
Alt İşverenlik Şartları Nelerdir?
Alt işverenlik uygulamasının geçerli sayılabilmesi için bazı hukuki kriterlerin yerine getirilmesi gerekir. Bu kriterlerin toplamı alt işverenlik şartları olarak değerlendirilir. Bunlardan başlıcaları sözleşmesel düzenleme, işin belli süreli olması ve asıl işveren ile alt işveren arasındaki görev paylaşımının açıkça tanımlanmasıdır.
Bir diğer önemli şart da alt işverenin kendi personelini ve ekipmanını kullanarak işi yürütmesidir. Alt işverenlik, yalnızca personel temin etmekle sınırlı kalmamalı; işi üstlenen tarafın kendi kaynaklarıyla işi yürütmesi beklenir. Bu durum hukuki açıdan işin “gerçekten devredilip devredilmediğinin” değerlendirilmesinde önem arz eder.
Alt işverenlik şartları arasında ayrıca iş sağlığı ve güvenliği, çalışma saatleri, ücret ödeme yükümlülükleri gibi konular da yer alır. Bu sorumluluklar hem alt işverenin hem de asıl işverenin ortak takibi gereken hususlardır.
Alt İşverenlik İlişkisi Nedir?
Alt işverenlik, 4857 sayılı İş Kanunu ile yasalar kapsamına dâhildir. Bu kanun kapsamında asıl işveren, söz konusu işyerindeki faaliyetleri kapsamında işlerine yardımcı olması veya asıl işin yalnızca belirli bir veya birkaç bölümünü yürütmesi için bir alt işveren görevlendirebilir. İş alan alt işveren ile işi veren asıl işveren arasındaki ilişki, alt işveren ilişkisi olarak adlandırılır.
Asıl iş, kanun kapsamında “mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan iş” olarak tanımlanmıştır. Asıl iş, tamamen olmamak kaydıyla çeşitli gerekçeler ve koşullar kapsamında alt işverenlere verilebilir. Yasalar kapsamında devamlılığa yönelik bir kısıtlama bulunmaz. Bu sebeple alt işverenler geçici niteliğe sahip işlerin yanı sıra devamlılığa sahip işleri de alabilir.
Yardımcı iş, mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsuru olmasa da asıl işe bağlı olan ve asıl iş devam ettiği sürece ihtiyaç olan işlerdir. Yemek, güvenlik ve temizlik gibi çeşitli iş kalemleri yardımcı iş olarak adlandırılabilir. Asıl işveren, bu gibi işleri yapmak için ekstra masraf ve yatırım yüküne girmek yerine hali hazırda o işi yürütmekte olan farklı bir firmayı alt işveren olarak belirleyebilir.
Asıl işin belirli bir bölümünün yapılmasında ortaya çıkacak olan çeşitli kısıtlar, teknoloji ihtiyaçları, uzmanlık ihtiyaçları veya zamansal problemler sebebiyle asıl işveren, bir alt işverene ihtiyaç duyabilir. Bu durumda asıl işin belirli bir bölümünü oluşturan söz konusu işin gerçekleştirilmesinde alt işveren görevlendirilebilir.
14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın
Alt İşverenlik İlişkisinin Riskleri ve Yükümlülükleri Nelerdir?
Alt işverenlik ilişkisi kapsamında, asıl işveren ve alt işveren arasında zincirleme bir sorumluluk bulunur. Örnek olarak alt işveren kendisine bağlı olarak çalışan personellerin sigorta primlerini ödemez ise, olası bir hukuki işlemde kamu otoritesine karşı alt işveren kadar asıl işveren de sorumlu olacaktır. Bu durum asıl işveren için bir risk teşkil eder. Zira alt işverenden kaynaklanan problemler nedeniyle, asıl işveren çeşitli masraflar altına girebilir. Aynı durum, iş kazaları ve meslek hastalıkları gibi durumlardan doğabilecek olumsuzluklar için de geçerlidir.
On binlerce işletme sahibinin tercih ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e fatura ve e arşiv faturalar için yıllık 1000 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 15 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.
Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisi Örnekleri
“Asıl işveren alt işveren ilişkisi örnekleri” pratikte en çok inşaat, bakım-onarım ve üretim hatlarında görülür. Örneğin, bir fabrika üretim hattında özel kaynak gerektiren bir işi yürütmek için alt işverenle anlaşabilir ve bu işin yürütülmesini sağlar. Asıl işveren, fabrika genel sorumluluğunu taşırken, alt işveren kendi uzman elemanlarıyla belirlenen işi tamamlar.
Bir başka örnek ise ofis binalarında görülen güvenlik hizmetidir. Bina sahibi, asıl işveren olarak güvenlik hizmetini dışarıdan alan bir alt işverene devredebilir. Bu durumda güvenlik görevlilerinin çalışma düzeni ve günlük denetimi alt işveren tarafından sağlanır. Ancak bina sahibinin (asıl işverenin) genel sorumluluğu devam eder.
Perakende sektöründe de asıl işveren alt işveren ilişkisi görülebilir. Büyük mağazalar, temizlik, lojistik veya kasa hizmetlerini alt işverenlere teslim ederek operasyonların sürekliliğini sağlar. Bu örnekler farklı sektörlerde alt işverenlik modelinin nasıl işlerlik kazandığını göstermektedir.
Taşeron Alt İşveren Midir?
Pratikte sıkça gündeme gelen “Taşeron alt işveren midir” sorusu, hukuki tanım ve kullanım amacına göre değişir. Taşeron kelimesi halk arasında alt işveren ile eş anlamlı kullanılsa da hukuki olarak taşeron, belirli işleri veya hizmetleri yapan dış kaynak firmaları için genel bir tabirdir. Alt işveren ise iş hukukunda özel bir statüye sahip olup, belli koşullar altında işlerlik kazanır.
Taşeron firmalar çoğu zaman alt işveren işlevi görse de aynı şey her zaman geçerli değildir. Bir taşeron, yalnızca belirli bir hizmeti sağlayabilir fakat alt işverenlik ilişkisi için işin asıl işverenin sürekli ve sürekli niteliği taşıyan bir bölümünde yürütülmesi şartları aranır. Bu nedenle her taşeron alt işveren değildir. Ancak pek çok alt işveren taşeron olarak hizmet verir.
İş hukuku uygulamalarında bu farkın net şekilde bilinmesi hem işveren hem de çalışan açısından hak ve yükümlülüklerin doğru belirlenmesi açısından önemlidir. Yanıltıcı kullanım, hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir.
Asıl İş Alt İşverene Verilebilir Mi?
Asıl iş; teknoloji, uzmanlık, zaman ve kapasite gibi gerekçeler gerektiren durumlar dışında alt işverenlere devredilmek veya bölünmek suretiyle verilemez.
Hangi İşler Alt İşverene Verilebilir?
Alt işverenlerin üstlenebileceği işler genellikle uzmanlık veya süreklilik arz eden hizmetlerdir. Örneğin, inşaat alanında beton dökümü, elektrik tesisat işleri gibi uzmanlık isteyen işler alt işverene verilebilir. Burada önemli olan nokta işin belli bir süreklilikle yürütülmesi ve alt işverenin kendi kaynaklarını kullanabilmesidir.
Temizlik, güvenlik ve bakım-onarım gibi işler, asıl işverenin kendi bünyesinde yönetmek yerine alt işverene devrettiği yaygın görevlerdir. Bu işler genellikle işletmenin ana faaliyet konusuyla doğrudan ilişkilendirilmeden yürütülebildiği için alt işveren modeline uygundur. Ancak kanunlar, alt işverenin asıl işin temel fonksiyonlarını devralmasına izin vermez. Yani işletmenin asli faaliyet konusu, tamamen alt işverene bırakılamaz. Bu ayrım hukuki olarak önemlidir ve işverenlerin bu sınırları doğru anlaması gerekir.
Alt İşverenin Alt İşvereni Olur Mu?
Alt işverenin kendi işini başka bir firmaya devredip devredemeyeceği de merak edilen bir konudur. Genel olarak iş hukukunda alt işverenin de kendi altında başka bir alt işverenle çalışma yapması mümkündür. Ancak bu durumun hukuki ve sorumluluk boyutları karmaşıktır.
Eğer alt işveren kendi sorumluluğundaki işi başka bir tarafa devrediyorsa, asıl işverenin hukuk sistemi nezdindeki sorumlulukları devam eder. Bu nedenle zincirleme alt işveren ilişkilerinde hem iş sağlığı ve güvenliği hem de işçi hakları açısından riskler artar. Özellikle bu tür durumlarda taraflar arasındaki sözleşmelerin net şekilde belirlenmesi gerekir. Bu nedenle uygulamada alt işverenin alt işvereni olsa bile nihai sorumluluk çoğu durumda asıl işverende kalmaktadır. Zincirleme alt işveren ilişkilerinde dikkatli hukuki değerlendirme yapılması gereklidir.
İş Kazalarında Sorumluluk Alt İşverene mi Asıl İşverene mi Aittir?
İş kazası gibi olumsuz olaylarda sorumluluğun kime ait olduğu, işin yapıldığı koşullar ve sözleşmesel düzenlemelere göre değişir. Genel kural olarak hem asıl işveren hem de alt işveren iş sağlığı ve güvenliği açısından sorumludur. Yani bir iş kazası meydana geldiğinde sorumluluğun sadece alt işverende olduğunu söylemek doğru değildir.
Asıl işverenin yükümlülüğü, alt işverenin yaptığı işleri denetlemek ve hukuka uygun şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Alt işveren ise kendi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği koşullarını eksiksiz yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nedenle iş kazası incelemelerinde her iki tarafın da ihmal veya kusur durumu araştırılır. Bu ortak sorumluluk sistemi, çalışanların haklarının korunması ve işyerinde güvenli bir ortamın sağlanması açısından önem taşır. İş hukuku uygulamaları bu denetim ve yükümlülükler arasındaki dengeyi korumaya çalışır.
Alt İşveren Asıl İşverene Rücu Edebilir Mi?
Şayet bir alt işverenlik sözleşmesinin varlığı söz konusu ise, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. Fıkrasına göre işverenler personellere karşı müşterek sorumluluğa sahip olurlar. Bu bağlamda personeller işçilik haklarının ödenmesi hususunda işverenlerden herhangi birine talepte bulunabilirler. Ödemeyi gerçekleştiren taraf, söz konusu borcun kendi üzerine düşenden daha fazlasını veya tamamını ödemiş ise diğer tarafa rücu edebilir.
Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.
14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın
Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;
